Bu, sıkılmış ve sıkışmış insanların mırıldandığı küf kokulu bir nostalji çağrısı değildir. Aksine bu, sıkılmış ve sıkılmış insanların ağır işiten kulaklarına bas bas bağırılan bir kurtuluş önerisidir.

Unutmak yitirmektir! Kedilerini bile tanıdığınız sokakları, oyun bahçelerinizi, ahbaplarla televizyonsuz odalarda edilen sohbetleri yitirmek. Helal paraları, israf etmemeyi, tasarrufu, açı toku, hastayı yaşlıyı düşünerek davranmayı?, saygılı olmayı yitirmek. Domatesin kokusunu, karpuzun çekirdeğini, patatesin lezzetini yitirmek. Hak etmeyi, had bilmeyi, sabr?, sebat etmeyi, olgunluğu, onurluluğu, utanmayı, adil ve vicdan sahibi olmayı yitirmek. Bunlar yittiğinde, yani yürek ve bellek yittiğinde ne kal?r ki geriye; işlevini yitirmiş organlar yığını! Huzursuz, kararsız ve yararsız kıpırdanmalar... Karışık kafalar ve oradan çıkan anlamsız bir dil. Kösnül yüreklerin üretebileceği, güdük sevgiler. Aidiyetsiz sahiplikler, sahip çıkılamamış aidiyet; yani itaat! Eski ve yeni inançlarda debelenen ruhlarla, meşru çıldırma yöntemleri peşinde koşan akıl.

Oysa Hatırlamalısın ki ayırdedebilesin, seçebilesin ve kurgulayabilesin. Hatırlamalısın ki özgürleşebilesin. Hatırlamalısın ki insan gibi insan olasın.

Assos ve Çevresi Kültür ve Sanat Vakfı olarak bu fikri paylaşanlarla birlikte, bir "yurttaş hareket"ini başlatmak istiyoruz. Bir yıl süreyle sözlü, yazılı ve görüntülü basın aracılığıyla, afiş, pankart ve diğer iletişim araçlarıyla, tüm ülkeye bu mesajı iletmek istiyoruz. Bu nedenle ülkenin değişik yerlerinde değişik etkinlikler gerçekleştirerek, bu konuya dikkat çekmek arzusundayız.